ANKET
NAZİLLİ'NİN VEKİLİ SİZCE KİM OLMALI?
YAZARLAR
PİYASALAR
DOLAR
1,8475
EURO
2,3225
IMKB
55.755
HAVA DURUMU
Ankara 11 / 24 °C
İstanbul 15 / 21 °C
İzmir 13 / 22 °C
Aydın 11 / 23 °C
MAİL LİST
BURÇLAR
Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yolcu Dergisi’nin Yıl Dönümünde Hazin Bir Yaşamın Unutulan Hüzünlü Öyküsü “kamçı Türküsü” Okundu

Ortaca İlçesi’nde yayınlanmakta olan “Yolcu Dergisi”nin kuruluş yıl dönümü düzenlenen programla kutlandı. 58 yıl önce hazin bir yaşamın unutulan hüzünlü öyküsü ‘Kamçı Türküsü’ Ali Orhan’ın çaldığı saz eşliğinde Şerif Kundakçı tarafından seslendirmesi Yolc
29 Ocak 2011 / 12:23

MUĞLA (İHA) - Ortaca İlçesi’nde yayınlanmakta olan “Yolcu Dergisi”nin kuruluş yıl dönümü düzenlenen programla kutlandı. 58 yıl önce hazin bir yaşamın unutulan hüzünlü öyküsü ‘Kamçı Türküsü’ Ali Orhan’ın çaldığı saz eşliğinde Şerif Kundakçı tarafından seslendirmesi Yolcu Dergisi’nin kuruluş yıl dönümüne kutlamaya gelen davetlileri hüzünlendirdi.

Yolcu Dergisi’nin kuruluş yılı kutlamasına; Kaymakam Mustafa Gürdal, Ortaca Belediye Başkanı Hasan Karaçelik, Dalaman Belediye Başkanı Sedat Yılmaz, İlçe Emniyet Müdürü Selami Bıçakçı ve çok sayıda davetli katıldı. Yapılan yıl dönümü kutlamasında Yolcu Dergisi Editörü Nadir Şahin, geçen bir yıl içinde nelerin yaptığını slayt gösterimi ile davetlilere bilgi verdi. Yıldönümü kutlamasının en ilginç yanı ise; 58 yıl önce Ortaca İlçesi’ne bağlı Akıncı Köyü’nde yapılan düğün ve bu düğünde oyun yüzünden çıkan kavgada işlenen cinayetten sonra yakılan ağıt ve yazılıp, bestelenen türkü oldu.

İlk defa Yolcu Dergisi’nin kuruluş yıl dönümünde söylenen “Kamçı Türküsü” hakkında bilgi veren Yolcu Dergisi’nin sahibi ve editörü Nadir Şahin; “02.02.1953 tarihinde Akıncı Köyü’nde Mehmet Seçer’ in düğünü varmış. Arkadaşı Nazım Ağa ile birlikte düğüne gitmek için Dikmekavak’ tan yola çıkan Emin, Akıncı Köyü’ne vardıklarında atını Hacı Yusuf’ un oğlu ve kendi arkadaşı Recep’ in evine bağlar. Emin’in geldiği duyulunca düğün evinden bir çift davul - zurna ekibi onları karşılar. Bu arada düğüne gelenlerden Kamçı ile Topal Ali lakaplı iki kişi karşılıklı oynamaktadır. Emin, Macar Mehmet, Nazım Özbey ve birkaç arkadaşı ile birlikte kendilerine gösterilen masaya otururlar. Her ne sebepten dolayı ise, Emin’in bu iki kişiyle arası açıktır. Oynamakta olan Kamçı ile Topal Ali yerlerine oturunca oyun sırası Emin Okur’a gelir. Önce zeybek oynar. Ardından kıvrak bir türkünün eşliğinde kollarını açarak; biraz sonra çıkacak olduğu sonsuz yolculuktan habersizce döne döne oynar. Tam bu esnada Topal Ali masasından hiddetle davulculara bağırarak: “Davulcular kesin ulan çalgıyı, yeterrr!” diye bağırdığında ortalık sessiz ve puslu bir havaya bürünür. Davullar susmuş, gözler Emin ve Topal Ali’ ye çevrilmiştir. Oyunu bozulan Emin, kendine yapılan bu saygısızlığın cevabını Topal Ali’ye şiddetli bir tokat atarak verir. Ali, belinde hazır bulundurduğu kamasını Emin’ in kalbine saplar. Bu arada Kamçı’da arkadan gelip Emin’i sırtından bıçaklar. Emin; sağlık memurunun müdahalesine rağmen kan kaybından ölür.

Her şeye rağmen düğün kaldığı yerden devam eder. Emin’in ölümü Fethiye- Günlükbaşı’nda düğünlerde delbekçilik yapan “Kaymakamın Kızı” lakaplı Fatma’ ya haber verilir. Fatma, gönül ilişkisi olan Emin’in ardından ağıtlar yakar. Kendisi gibi delbekçilik yapan arkadaşı Güllü, Fatma’yı teselli etmek için üzüntüsüne ortak olmaya çalışır. Günler, aylar sonra Fatma ve Güllü Ortaca-Dalaman civarlarına geldikçe delbekleri eşliğinde dudaklarından şu sözler dökülür.

Ortaca’ dan çıktım ağrıdı başım,

Evimden kesilmiş ekmeğim aşım.

Vurma Kamçı vurma, ben de pişmanım,

Kamçı ile Topal Ali benim düşmanım.

Akıncı’ nın içinde ufacık Pazar,

Eminim duyarsa aklını bozar.

Vurma Kamçı vurma, ben de pişmanım,

Kamçı ile Topal Ali benim düşmanım.

Kızılyurt’ tan aldım tütünü satın,

Hacı Yusuf oğlunda kaldı dor atım.

Vurma Kamçı vurma, ben de pişmanım,

Kamçı ile Topal Ali benim düşmanım.

Aman Nazım aman, marul isterim,

Körpe kuzularımı bana gösterin.

Vurma Kamçı vurma, ben de pişmanım,

Kamçı ile Topal Ali benim düşmanım.

Fatma’ nın dudaklarından dökülen bu ağıtı duyan, “Şu Köyceğiz Yolları” türküsünün bestekârı Arap Hasan Ali Dalar, sazıyla birlikte bunu besteye dönüştürür. Arap Hasan Ali, bir yandan, Fatma bir yandan Ortaca ve Dalaman ovalarında bu türküyü okudukça; Emin için yazılmış olan “Kamçı Türküsü” duyanların kulaklarında yer eder.

Ortaca Belediyesi çalışanlarından Şerif Kundakçı, 2000 yılında merhum Tevfik Aydın’dan türkünün sözlerini ve melodisini öğrenir. Bu günde Yolcu Dergisi’nin kuruluş yıl dönümünde ‘Kamçı Türküsü’ ilk defa burada okundu” dedi.

29.01.2011 12:18 TSİ

NNNN

DİĞER HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR