CHP'LİNİN BİRİ BİR GÜN...
Bazen bir çığlık bin çığ koparabilir;fakat bir mazlumun biçare sükûtu kıyamet saatini erkene alabilir.

12 Haziran seçimlerine çok az bir zaman kala bizleri yönetmeye talip olan siyasi parti mensuplarının ilginç diyalogları da kulislerde hızla konuşulmaya başladı.Belli ki bu kulisler öyle pekte ufak bir odada yapılmıyor ki yankısı bize kadar geldi.Özellikle Aydın’da 5 milletvekili çıkaracaklarını iddia eden ve ülke genelinde iktidar olacaklarını söylemlerinde dile getiren Cumhuriyet Halk Partisi kulisleri tam bir dedikodu kazanı.Artık bu kazanda yahni mi pişer yoksa çorba mı orası meçhul ama konuşulanlar belli ki çok can sıkacak.

Ustalarımızdan öğrendiğim kadarı ile bir haber yazmadan önce muhakkak doğruluğunu teyit etmek lazım bu köşe yazısı da olsa durum değişmez.Her ne kadar şahsımı “birilerinin uşağı” diyerek ve buna eşdeğer cümlelerle ağır ithamlarla eleştirenler olsa da ben onlara sükutun güzelliği ile cevap vereceğim.

Sükût her zaman daha manalı, daha derindir.Ulvî olan sükûttur, gayrisi zaaftır diyor Vigny.

Şair bir kurt avında bunu fark eder. Dişisiyle birlikte iki yavrusunu kurtarmak için,

ay ışığının alaca karanlığında vahşi bir ormanda bir erkek kurdun verdiği

asil savaştan çok etkilenir şair. Erkek kurt kendisine ve yavrularına saldırmak

üzere olan avcıları hissetmiştir. Kurdun bütün kaçış yolları kesilmiştir.

Karşı koymak ve hayatından kahramanca feragat etmekten başka çaresi yoktur.

Pençelerini, az sonra kendisine mezar olacak karlara saplar ve bekler.

Av köpeklerinin en yavuzunu gözüne kestirir ve onu haklar.

Köpeğin boynu erkek kurdun dişleri arasındadır. Avcılar habire ateş ederler.

Kamalarını kurdun böğrüne kabzalarına kadar saplarlar. Fakat kurt hiç inlemeden,

ızdırabını sessizce yudumlayıp, öylece düşmanlarına bakmaktadır.

 

Kurdun gözlerinde sükûtun heybeti belirmiştir. Bu heybet şaire, ağlamanın,

inlemenin ve yalvarmanın ancak bir zillet olduğunu anlatır.

Erkek kurt kaderin kendisine yüklediği vazifeyi ifa etmiş,

ızdırap çekmiş; ama inlemeden ölmüştür.

Bu asil hayvan, şaire, sevdiklerini yaşatmak için,

hayattan feragat etmeyi, fedakârlığı da öğretmiştir.

Bazen bir çığlık bin çığ koparabilir;

fakat bir mazlumun biçare sükûtu kıyamet saatini erkene alabilir.

Benim de hayatımın istikametini söz değil, sükût değiştirmiştir.

 

Şahsıma karşı kullanılan ağır sözleri ve tehditleri suküt ile karşılıyorum.Haber yaparken tarafsızlık ilkesini hiçbir zaman kaybetmedim bundan sonra da kaybetmeyeceğim.Ama şunları da bilmek lazım dır ki bu ülkeyi yönetmeye talip olanlar bizleri temsil etmek isteyenler basını tehdit ederek hiç bir şey kazanamazlar. Ve susmayacağımı da buradan ilan etmek istiyorum.Sonuçta biz halkı bilgilendirme görevini üstleniyoruz.

Bu görevimizi yaparken de tarafsız,objektif ve dürüstlük ilkelerinden asla taviz vermiyoruz.Sanırım bu konuşmaları yapanlar kendi içlerinde yaşadıkları huzursuzlukları hazmedemeyip dışa vuruyorlar.Bende bildiklerimi çok fazla içimde saklayamayacağım hazmediyorum dışarı vurmam lazım.

CHP’nin adaylarına baktığımız zaman özellikle Aydın’ın doğu yakası Nazilli adayı olan Ferda Çağlar Erkut bence çabalama rekoru kırmak üzere.Ancak  12 Haziran günü milletvekili seçimi var.Kendi yoldaşlarının pek şanslı görmediği bu değerli adayımız kalan 12 gün içerisinde çabalama rekorunu kırıp acaba Türkiye Büyük Millet Meclisindeki yerini alabilecek mi?

CHP kulislerinde ki kaynayan kazanlarda Ferda Çağlar Erkut’un teşkilattan gelmediği aday adayı olduğu zamana kadar partiyle pek haşir neşir olmadığı fokurtuları bayağı kulaklarımızı tırmalıyor.

Onun dışında kredili başkandan,ödenmeyen çay paralarına,kesilen elektriklere kadar birçok dedikodunun dolaştığı kulislere biz etik bulmadığımız için girmeyeceğiz.

Umut ederim ki kardeşine,ailesine ya da etrafındaki insanlara saygı duymayı bile unutanlar kendilerine ve bu memleketin insanlarına saygı duyar...

http://www.nazillitv.com/ sitesinden 24.05.2012 tarihinde yazdırılmıştır.