Dernek binasında gerçekleşen basın toplantısına Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı Av. Süleyman Bülbül, CHP'li İl Genel Meclisi Üyesi Adem Vurmaz, Nazilli Güç Birliği Platformu Üyeleri ile dernek üyeleri katıldı.
Atatürkçü Düşünce Derneği Nazilli Şube Başkanı Kamil Aktemur yaptığı açıklamasında; Lozan Barış Antlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkıntıları arasından bir güneş gibi doğan Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik ve bağımsızlığını bütün dünya resmen tanımış,(ABD görüşmelere gözlemci olarak katıldığı halde Lozan Barış Antlaşmasını imzalamamış ve 1927 senesine kadar da yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetini tanımamıştır) bağımsızlığımızı engelleyen, yabancılara verilen kapitülasyonlar dâhil her türlü ayrıcalıklar kaldırılmış, aydınlanma devriminin önü açılmış, artarda yapılan devrimlerle kısa süre içersinde tam bağımsız, çağdaş, laik, çeşitli alt kimlikleri olmasına rağmen Türklük üst kimliği altında tek yürek ve tek millet olmayı başaran kendine güvenen yurttaşların oluşturduğu güçlü ve saygın bir ülke kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti birçok ezilmiş ülkenin esin kaynağı olmuş, Cezayir askerleri göğüslerinde Atatürk'ün resimleri ile bağımsızlık savaşlarını vermişlerdir. Lozan Barış Antlaşması değerlendirilirken Sevr hükümlerini çok iyi bilmek ve birlikte değerlendirmek gerekmektedir. Sevr Antlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu fiilen ortadan kaldırılmış, batılı emperyal güçlerin yüzlerce yıl planladıkları mutlu sonuca ulaşılmıştı. Lozan yeniden var oluşumuzun ve batılı emperyal güçlerin bu var oluşu hukuki olarak kabul edişlerinin, yüzlerce yıllık planlarının kesin yenilgi ile sonuçlanmasının belgesidir. Savaş alanında kazanılan başarının, masada teyididir. Emperyalist batının bugünkü uzantıları AB ve ABD doğaldır ki bu yenilgiyi hazmedemediler. Lord Curzon'un müzakere masasında İsmet İnönü'ye ne istersek reddediyorsunuz, bunları şimdi cebimize atıyoruz ama yarın bize geldiğinizde sizden teker teker alacağız sözleri ile emellerinden hiçbir zaman vazgeçmeyeceklerini belirtmişlerdir. Bugün, AB ve ABD'nin dayatmaları ve Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde olduğu gibi onlara yardım eden yerli işbirlikçilerinin çabaları sonucu Lozan Barış Antlaşmasının tüm kazanımları tartışmaya açılıyor. Aslında tartışmaya açılan Türkiye Cumhuriyetinin varlığıdır. Lozan bir kere delindi mi arkası çorap söküğü gibi gelecektir. Lozan Barış Antlaşmasını 87. yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük şansızlığı Ne Mutlu Türküm Diyene sözünden rahatsızlık duyan, İslam kimliğini ön plana çıkaran dini sömürü aracı olarak kullanan bir iktidar ile yönetilmesidir. Etrafımızdaki ateş çemberi her geçen gün daralmaktadır. Ülke bağımsızlığını tamamen kaybetmiş, PKK terörü ivme kazanmıştır. Son iki ayda 50 şehit verir hale geldiğimiz halde ABD'den icazet almadan hiçbir şey yapamaz durumdayız. ABD silahlı kuvvetler dergisinde Misak-ı Milli sınırlarımızın nasıl değiştirildiği açıkça gösterilmektedir. Türk toprağı! Kutlu olan sensin. Sana her şey feda olsun. diyen Mustafa Kemal Atatürk'e karşılık; bugün bu vatan toprakları satılmak istenmekte, eserleri yok edilmeğe çalışılmaktadır. Törere karşı mücadele eden ordumuza çirkin saldırılar halen devam etmektedir. Tarih tekerrürden ibarettir. Tarihini bilmeyen uluslar yok olmaya mahkûmdurlar. Mutlaka ve mutlaka tarihimizi öğrenmemiz gerekmektedir. Kurtuluş savaşımızı, Sevr Antlaşmasını, Lozan Barış Antlaşmasını çok iyi özümsememiz gerekmektedir. Aylarca süren ve 9 ay kesintiye uğradıktan sonra tekrar başlayan Lozan görüşmelerinde İsmet Paşa acaba bugünküler gibi bir adım önde olalım biz önce veren olalım politikası daha doğru bir değişle politikasızlığı ile hareket etseydi zafer kazanmış bir millet olarak Lozan Barış Antlaşmasında istediklerimizin ne kadarını alabilirdik. Antlaşmayı imzaladığım an hayatımın en mutlu anı diyen İsmet İnönü hakkında dişe diş mücadele ettiği Lord Curzon bakın neler demiş Dört korkunç saatten beri burada oturuyoruz ve İsmet her sözümüze şu bayat ve adi kelimelerle cevap veriyor; bağımsızlık, bağımsızlık ve ulusal egemenlik. Kendi ulusal çıkarları için her şeyi yapan emperyalist güçler o gün olduğu gibi bugün de sömürmek istedikleri ülkelere bağımsızlık ve ulusal egemenlik kavramlarının bayat olduğunu yerli işbirlikçileri ile inandırmak isterler. Onlar için en büyük tehlike bağımsız ulus devletlerdir. Hep birlikte bağımsızlığımıza ve Cumhuriyetimize, Lozan'ın kazanımlarına sahip çıkalım. Lozan'ı deldirmeyelim. Türkiye Cumhuriyeti'ni aydınlanma yoluna, çağdaş, laik, onurlu çizgisine geri döndürelim. Başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve Lozan Barış Antlaşmasını başarılı kılan Türk heyetinin başkanı İsmet İnönü olmak üzere tüm emeği geçenleri, şehitlerimizi saygı ile anıyoruz. Işıklar içinde yatsınlar dedi.



