Nazilli Belediyesi Tiyatro Salonunda Osman Girgin'in konuşmacı olarak katıldığı ve Türk Eğitim-Sen Nazilli Başkanı Baki Çuval'ın ev sahipliği yaptığı Necip Fazıl Kısakürek konulu konferansa MHP Nazilli İlçe Başkanı Rafet Şentürk, Nazilli Ülkü Ocağı Başkanı Ahmet Kaya, MHP'li İl Genel Meclis Üyesi Celal Çelen, Nazilli İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Sezai Selçuk, Türk Eğitim-Sen üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.
Konferansın açılış konuşmasını yapan Türk Eğitim-Sen Nazilli Başkanı Baki Çuval; 1905-1983 yılları arasında yaşamış olan üstat, yakın devir Türk Edebiyatı ve fikir hayatında ismi etrafında çok söz edilen insanlardan biri; beklide başta gelenidir. O, şairdir, düşünce adamıdır, tiyatro yazarıdır, kavga adamıdır, liderdir, inanç adamıdır. Kısacası edebiyat ve düşünce hayatımızda Üstat'dır. Fransız şiirlerinden izlerini bırakıp; yaşamının ikinci kısmında değişen düşüncelerine paralel olarak eserlerinde tasavvufu unsurlar yoğunlaşır. İnsanın var oluş nedenleri, evrendeki yeri, iç aleme ait duygu ve düşünceleri önemli bir yer tutar. Şöhretinin zirvesinde iken felsefi arayışlarını sürdürüp içinde yeni bir dönemin sancısını hisseden Necip Fazıl için, 1934 yılı gerçektende hayatının yeni bir dönemine başlangıç olur. Beyoğlu Ağa camiinde vaaz vermekte olan Abdulhakim Arvasi ile tanışır ve bir daha ondan kopamaz. Allah dostu gördüğüm bundan altı yıl evvel, Bir akşamdı ki, zaman donacak kadar güzel Bana yakan gözlerle bir kerecik baktınız. Ruhuma büyük temel çivisini çaktınız. Diyeceği bu büyük insan onun hayatında yeni bir devrim başlamasına vesile olur. Ve üstat hayatında meydana gelen bu değişikliği şu mısralarla özetler. Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum.
Gökyüzünden habersiz, Uçurtma uçurmuşum. 1981 yılında Türk Edebiyatı sul ta nüş şu ara ( şairlerin sultanı) unvanını alan büyük üstadı ölümünün 27. yılında rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor, mekânı cennet olsun diyorum dedi. Açılış konuşmasının ardından Emre Gırep, Zeybeğin Ölümü adlı şiiri okurken minik Aybüke Haydan ise Sakarya şiirini okuyarak katılanların duygulu anlar yaşamasına neden oldu.
Nazilli Türk Eğitim-Sen üyesi Gökhan Girgin yaptığı konuşmasında; Bakıyorum konu Üstad olunca herkes buraya koşarak gelmiş. Bu gelmeler çok önemli! Çünkü ne dostlarımızdan uzak kalacağız, nede düşmanlarımızı sevindireceğiz. Dostlarımızı devamlı yanımızda tutup onlara değer verdiğimizi söylememiz gerekir. Çünkü insanları dostlarıyla değerlendiririz. Davamızın devamı ve yükselmesi ancak bu yolla olur. Zaten buraya büyük davalar için toplanmadık mı? Bakınız bu konuda Ebu Müslim Horasani ne diyor! Onlar; dostlarının zararından emin oldukları için dostlarını uzak tuttular. Düşmanlarının zararından korunmak ve kazanmak için onları yakınlarına aldılar. Yanlarına aldıkları düşmanları dost olmadığı gibi, uzakta tuttukları da düşman oldu. Böylece herkes düşman safında birleşince, yıkılmaları mukadder oldu. Kılavuzu Peygamberler peygamberi Hz. Muhammet Mustafa (s.a.v.) olan yazar, şair, sanat adamına kim gönülden bağlanmaz ki? Kim onun için yollara, sokaklara, salonlara koşmaz ki? Memleketimizin yetiştirdiği bir sürü yazar, şair, sanat adamı var. Birçoğu ölüm günlerinde mezarının başında üç beş kişi ile anılırken Üstad'ı memleketimizin en güzel ilçesinin, nadide salonunda, böyle güzide bir toplulukla anmak, herhalde onun sevgililer sevgilisini bulmasından ve milletine gereken değeri vermesinden değil midir? -Anladım işi, sanat Allah'ı aramakmış; Marifet bu, gerisi yalnız çelik-çomakmış Diyen bir gönül adamının sanatı karşısında Allah'ü Ekber diye haykırmaktan başka ne yapabiliriz? Bizim buraya gelmemiz, dönmeyen dillerimizle davasının ve Kılavuzunun karşısında iki büklüm olarak O'nu anlatmaya çalışmamız, onun: -Ustada kalırsa bu öksüz yapı, Onu sürdürmeyen çırak utansın! Sözüne karşılık utanmamak ve bir şeyler yapabilmek telaş ve sevgimizdendir. Çünkü: Eyvah, Eyvah, Sakarya'm, sana mı düştü bu yük? Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük!.. Evet, Evet! Yirminci yüzyılın en büyük yazarı, şairi ve sanat adamı, şair denince ilk akla gelen Üstad Necip Fazıl Kısakürek'i anma ve hayatını anlatmak için buradayız. Anlattığım hatalar ve yanlışlar benimdir. Güzellikler ve aşklar Üstad'ındır. Davası karşısında mahcubiyetim ve küçüklüğüm davasına onun kadar sarılmayışım ve bilmeyişimdendir. Affınızı sığınıyorum. Fakat bu benim otuz yıllık Üstad sevgimin, yirmi yıldır yolunda gitme çabam ve bunu görev olarak üzerime almam ve anlatmak istememden dolayıdır ki, onun için çok mutluyum, gururluyum. İnşallah hayatı ve yazılarından bir kitap yazmayı çalışıyorum. Allah nasip ederse sizlerle paylaşabilirsem o zaman daha mutlu olacağım dedi. Konuşmasının devamında konuşmacı olarak katılan Osman Girgin, Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in hayatı ve hayatından kaleme aldığı notları davetlilere anlattı.
Konuşmaları sık sık alkışlarla kesilen konuşmacı Osman Girgin'e Programın sonunda Nazilli İlçe Milli Eğitim Müdürü Sezai Selçuk ve Türk Eğitim-Sen Nazilli Başkanı Baki Çuval tarafından çiçek takdim edildi.








