PAKET

Açık şeffaf olan her şey, insan ruhunu beynini rahatlatır, mutlu eder, huzurunu sağlar.. Kapalı kutular her zaman sıkıntı verir. Endişelendirir, yorar, bıktırır.

Ülkemiz uzunca bir süredir bir pakettir, açıklanacak, açıklanıyordu, acaba içeriği neydi, açıklanırsa neler olur gibi bir sürü cevap bulmamış soru ve sorunlarla cebelleşiyor. Kimileri buna Kürt açılımı derken, Devlet'in başındakiler demokratik bir süreçten bahsediyor.

Düşündürücü..

Acaba bu güne kadar demokratik süreç işlememiş ise, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başı gerçekten dertteymiş!

Acep biz bu güne kadar nasıl yönetilmişiz?

Demokrasi'nin uygulanmadığı bir ülkede nasıl bir yaşam sürdüre gelmişiz? ben çok merak ediyorum.

Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN, Demokratik Açılım Süreci'nde kararlı olduklarını, Türkiye genelinde de gerçekten tüm kesimlerden olumlu yaklaşımlar gördüklerini söylüyor.

Demokratik Açılım Paketi'ni yılsonu olmadan çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen

ERDOĞAN, “Mümkün olduğunca birinci derece tabi kısa, orta ve uzun derken uygulanabilirden başlayacağız” diyor.

İnanın ben bu cümlelerin ne anlama geldiğini çözemedim. Helehele derecelendirmeleri hiç anlamadım.

Matematiksel bir yaklaşım olsa gerek!

Bana göre bu cümleler bir açıklığın değil, bir kaosun habercisi ve bu ortamın yaratıcısı olmaktan başka bir anlama gelmiyor.

Yine bana göre;

Kendi etnik kökenlerini ön plana çıkararak tanımlama yapan ve hepimize verilmiş en büyük hak olan “BU GÜZEL ÜLKENİN, TÜRKİYE'NİN VATANDAŞI OLMAK HAKKINI” bir kenara iterek, etnik köken üzerinden ırkçılık yapmayı tercih edilmesine neden oluyor. Bu tercih bu ülkeye, bu vatan toprakları üzerinde yaşayan tüm bireylere bu güne kadar ne vermiştir, ne verecektir, ne verebilir?

Eğer ki bizler bu güne dek bu vatan üzerinde tek vücut olmayı demokratik bir süreçle tamamlayamamışsak vay bizim halimize..

Gerçekten sorunun adı demokratik süreçse yine vay halimize..

Ve bu güne kadar kayıp olan demokrasi sürecine Vah! Vaahh! Vaaahhh!

Bu ülke insanları tüm bunlar için bir bedel ister haklı olarak!

Hak isteyen, hukuk isteyen önce bu ülkenin bütünlüğüne, bu ülkenin insanlarına, toplum kurallarına SAYGI göstermelidir. Ülkesine katkıda bulunmalıdır.

İNSAN gibi davranmalı, yakmamalı, yıkmamalıdır.

Demokrasiden bahsedip;

Teröre yol açmak!

İnsan öldürüp hak talep etmek!

Bunların hepsi tamamen bir çelişki.. Bu ülkeye hiçbir şey vermeden, kaba kuvvet ve vandalizmle, terör ile toprak gasp etmeye çalışmak büyük bir ahlaksızlık değil midir?

Eğer bu paket demokratik açılım paketi değil de Kürt açılımı ise;

O zaman hepimizin, hepimizin diyorum çünkü ben, Türk Milleti'ni, Kürdü, Çerkez'i, Alevi'si, Sünni'si ile bir bütün ve tek yürek olarak görüyorum.

İşte bu yüzden hepimizin söyleyecek çok sözü olurdu diyorum.

Düşünün bir kere: Bugüne kadar hangi 'Kürt Kökenli' Türk Vatandaşı'na; “Hop dur bakalım! Sen Kürtsün. Şu şehre giremezsin, şu işi yapamazsın, şu mesleği icra edemezsin” denmiş veya denmektedir?

Yine şöyle bir gözden geçirelim bakalım bu ülkenin en çok para kazanan insanlarına:

Çoğunlukla Kürt kökenli şarkıcılar, eğlence yeri sahipleri, işadamları, ticaret erbabı, turistik otel sahipleri, eğlence dünyasında..

Bence bu ülkenin ne Kürt Sorunu Paketi'ne, ne de Demokratik Pakete ihtiyacı var. Bu ülkenin birlik beraberlik paketine, en büyük sıkıntımız olan ekonomi paketlerine daha çok ihtiyacı olmalıdır.

Kürt toplumu da TERÖRİST ile arasındaki farkı yine bizzat KENDİSİ ortaya koymalıdır.

Çocuğunu terör örgütünün militan olarak kullanmasına müsaade etmemeli, kaos ve terör yöntemlerinden medet umarak, “Bu yolla bu ülkeyi böleriz, sözde ülkemizi de kurarız” diye düşünmemeli, canlar yandığın da meydanlara salınan, yak-yık-kır-dök evladım dediğimiz çocuklarımızı kendi ellerimizle ateşe atıp, bunu devlete fatura ettirmemeliyiz.

Çünkü bizler tek bir toprak parçasının üzerinde yani vatanımızda BÜYÜK TÜRK ULUSU olarak tek yürek, tek yumrukla, tek Türkiye olarak yaşamalıyız.

Böyle yaşamalıyız ki tüm dünya bize saygı duysun..

Yazar: Nazan ALTINAYAR
http://www.nazillitv.com/ sitesinden 10.09.2010 tarihinde yazdırılmıştır.