Beş bin yıllık Türk tarihinin her bir dönemi kahramanlık ve şerefle doludur. Tarihte hiçbir millete nasip olmayan bu altın sayfalar Türk milletinin cesaret, kahramanlık, din ve ahlak anlayışından kaynaklanmaktadır.
Kendine has özellikleri olan milletimizi çeşitli dönemlerde birçok din ve millet mensupları yeşil ışık yakmalarına rağmen milletimiz, kendi özelliklerini en iyi yaşayıp yaşatabileceği İslam diniyle bir bütün olmuştur.
Dünya üzerindeki bütün milletlerin inanç ve yaşayışlarını bilen ve bunlara her defasında örnek olan milletimiz, sıkıntıya düştüğü dönemlerde dâhil hiçbir zaman çaresiz ve güçsüz olmamıştır.
Günümüzde gerek düşmanlarımız, gerekse kapitalizmin oyunu olarak yurdumuzun üzerinde oyunların oynanması Türk milletini sıkıntıya sokmaktadır. Ama sıkıntılar tarihte karşımıza çıkan sıkıntılar karşısında devede kulak gibidir. Aziz milletimiz bu oyunları bozacak tarihin derinliklerinden getirdiği misyonunu ebed müddet devam ettirecektir.
Güzel yurdumuzun şirin ilçesi Nazilli'mizde geçen Pazar günü sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği muhteşem bir yürüyüş ve miting vardı. Havanında güzelliği ile Nazilli'lerimizin başarıyla yerine getirdiği bu harekete emeği geçenlere teşekkür etmemek mümkün değil.
Bu mitingin düzenlenmesinin yanında, geniş yelpazeli katılımın olması da ayrıca sevindirici olmuştur. Çünkü milletlerin olmasa olmazları olmasa, milletlerin kendileri olmaz.
İşte yine kırmızıçizgilerinin zorlandığını ve münferitte olsa aşıldığını hisseden bir gurup vatanseverin organize ettiği bu topluluğa katılanlar her türlü yanlış düşüncenin karşında olduklarını vakurlu davranışlarıyla göstermişlerdir.
Mitingin başlamasından önceki saatlerde de olmak üzere Nazilli insanındaki heyecan ve aşk, vatan için gerektiğinde neler yapabileceklerinin küçük bir provası niteliğindeydi.
İstenildiği kadar olmasa bile katılanların coşkusu, etraftakilerin katılanlara sevgilerini göstermeleriyle adeta, vatanın sahipsiz olmadığı mesajı verilmiştir.
Katılanların bütün dünya görüşlerini bir kenara bırakıp da ay yıldızlı bayraklarıyla sokaklara koşmaları ve içten gelerek sloganlarla yürümeleri Türk milletinin devamı ve bekası yönüyle büyük önem arz etmiştir.
Şehidler ölmez, vatan bölünmez!
Mitingin en can alıcı ve duygusal sloganı olan bu cümle, herhalde her şeyi anlatmaya yetiyordu. Tarihin her döneminde olduğu gibi bu günde, toprakları vatan yapabilmenin ve üzerinde kalabilmenin diyetini biz kan döküp can vererek yani şehid vererek ödemekteyiz.
Ama inancımız gereği biz şehidlerin ölmediğini, onların diri olduğunu bizim fark edemediğimizi biliyoruz. Çünkü Allah Kuran-ı Kerim'inde şöyle buyuruyor:
-Allah yolunda öldürülenleri ölüler demeyiniz. Aksine onlar diridirler ancak siz fark edemiyorsunuz. ( Bakara suresi 154)
Bu millet Müslüman olduktan sonra Allah'ın bütün emir ve yasakları doğrultusunda olan savaşlarını ve vatan savunmasını bu düstur etrafında yapmıştır.
Bu gün milletimizin verdiği şehidlerin tamamı ölü değildir. İşte miting de binlerce kişinin ağzından çıkan slogan, bizim ölü olarak nitelendirdiğimiz fakat diri olan, şehidlerimize sesleniştir. Ben eminim ki Ogün orada bu şehidlerimizle birlikte yürüdük. Çünkü onlar bu vatan için kendilerini feda ettiler. Vatanın bölünmesine gelince kim müsaade edecek ki?
O gün Nazilli vatanın ve şehidinin sahipsiz olmadığının resmini çektirdi. Bu resimde olmayanların bir kere daha düşünmeleri gerekiyor. Ama yine Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un beytini hatırlatmak istiyorum:
-Sahipsiz memleketin batması haktır.
Sen sahip olursan, bu vatan batmayacaktır.
Allah bu millete vatan ve imanı ile imtihan etmesin. Biz istiyoruz ki, millet bu kutsallarımız için sokaklara çıkmasın fakat olmuyor. Bazen vatan için canını verenlerin vatan hainleri kadar değeri olmuyor. İşte bu insanımızı taa yürekten yaralıyor.
Vatan ve millet düşmanlarının hiç bir millette, hiçbir devlette ve dinde yeri yoktur. Bunlara alenen içimizden atmadığımız müddetçe ve ifşa etmediğimiz müddetçe temizlenmesi de mümkün değildir.
Miting meydanı tarihi günlerinden birini yaşadı. Belki Nazilli için alışık olmadığımız bir an ve zamandı. Burada yapılan konuşmaların tamamı millet olmamız için gerekli hassasiyetlerimizin hatırlatılmasıydı. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün vatan ve millet ile ilgili sözlerinin okunması insanımızı Kurtuluş Savaşı yıllarını götürüp getirdi.
Mitinge katılan ve büyük Türk Bayraklarıyla kendinden geçercesine bağıran Türk gençliği kendinden beklenen duygularını gösterip vatanını sahip çıkacağını ispatlamış, vakur duruşuyla gücünü, damarlarındaki asil kandan aldığını göstermiştir.
Her şeye rağmen tatil vakti evlerinden koşup gelme duyarlılığını gösteren, vatan ve bayrak hususunda gerekeni yaparız diyen binlerce vatandaşımızın yanında, bayrak sevgisinin meydanlara getiremediği insanlarda yok değildi. Ben diyorum ki:
Güzel bahar günü panayıra andıran yürüyüşe hiçbir mazereti olmadan gelmeyenlerin, yarın bayrağın zor durumda kalmasında savaş meydanlarına gelemeyeceklerini inanıyorum.
Nazilli bu yürüyüşüyle, bayrağı bayrak yapmak için kanını verenleri, toprağı vatan yapmak için canını verenleri sahip çıkmak için yürüdü. Bütün bu değerler için toprağa düşen tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun. Yazımı mitingin de son sözü olan Atatürk'ün sözüyle bitirmek istiyorum:
Ne mutlu Türk'üm diyene!
Muhabbetle