NAZİLLİ'NİN 'HİPERAKTİF' KAYMAKAMI
Nazilli Kaymakamı Sayın Caner YILDIZ'ı yakından tanımanızı tavsiye ederim. 24 Ekim 2005 tarihinde Adana Vali Yardımcısı olarak görev yaparken, Nazilli Kaymakamlığı'na atanan Sayın YILDIZ, geldiği günden bu yana yaptığı açıklamaları, tarzı ve farklı kişiliği ile hafızalarımda yer etmeye devam ediyor.
* * *
“Nazilli, Ege Bölgesi'nin İzmir'den sonra 2. büyük kenti neden olmasın?”
“Nazilli, Japonya'nın Okinava şehrinden daha üstün bir hale gelebilir”
“Nazilli gol atamıyor; Patinaj çekiyor”
* * *
Tüm bu açıklamalar Sayın YILDIZ'a ait..
Kimilerine göre 'uçuk, hayali' gelen bu açıklamaları işimize geldiği şekliyle değil, yaşadığımız kentin menfaatleri doğrultusunda değerlendirdiğimizde, YILDIZ'ın açıklamalarının hayata geçmesinin çok da zor olmadığını anlayabiliyorsunuz.
YILDIZ'ın tarzı ve farklı kişiliğinden bahsetmiştim yazımın başında..
Geçtiğimiz hafta Cuma günü 'Beyaz Bayrak' almaya hak kazanan okullara ödüllerini vermek üzere yapılan törenlere katıldık.
Nazilli Kaymakamı Sayın Caner YILDIZ'ın törenler boyunca birlikte vakit geçirmeye özen gösterdiği ilköğretim okulu öğrencileriyle yaşadığı diyaloglar dikkatimi çekti.
İstiklal İlköğretim Okulu'nda tüm öğrencileri karşısına aldı Caner YILDIZ..
“Söyleyin bakalım; Ben kimim?”
“Kaymaakammmm” diye cevap verdi minik öğrenciler..
Kaymakamların ne iş yaptığını sorduğunda ise, her öğrencinin ağzından farklı-farklı görevler döküldü.
Öğrenciler gülüyordu;
Gülerken, eğitiliyordu..
Bitti mi zannediyorsunuz?
Caner YILDIZ, bu defa Milli Eğitim Müdürü Faruk ERCAN'ı aldı yanına..
“Söyleyin bakalım.. Bu ABİNİZİ tanıyor musunuz?”
“Hayııırrr” diye cevap verdi çocuklar..
Anlattı Faruk ERCAN'ı ve görevini çocuklara YILDIZ.. Milli Eğitim Müdürü'nün görevlerini sordu, cevaplarını aldı öğrencilerden..
Sırada Nazilli Müftüsü Hasan Hüsnü SULA vardı..
“Bu sakallı ABİNİZİ tanıyor musunuz bakalım?” dedi Caner YILDIZ.. “Dikkat edin ama, sakalı var bu ABİNİN” diye de ekledi..
Çocukların kimisi, 'imam', bir kısmı 'müdür' yaptı SULA'yı.. Kimi öğrencileri ise öğretmenlerinde 'tiyo' alarak doğru cevap verme yarışına girmişti.
SULA'nın Nazilli Müftüsü olduğunu söyleyerek, 'müftünün' görevlerini sıraladı Nazilli Kaymakamı YILDIZ minik öğrencilere..
Açık havada, alışılmışın dışında bir tören yapılıyordu. Çocuklar eğitiliyor, eğitim düzeyleri kontrol ediliyor ve en önemlisi eğitilirken eğlendiriliyordu çocuklar..
Biz de kendimizi kaptırmıştık bu ortama..
Sonra Nazilli Ticaret Odası Başkanı Gültekin KILINÇ, Oda Yönetim Kurulu Üyeleri Vahit AYSAN, Tacettin PİRİNÇ ve daire müdürleri çıktı sırayla öğrencilerin karşısına..
Teker-teker görevleri soruldu, cevaplar alındı öğrencilerden..
Sıranın bize geleceğini nereden bilelim?
“Gel bakalım ALTINAYAR” dedi, Nazilli Kaymakamı Caner YILDIZ..
Biz de çıktık çocukların huzuruna..
Elimizde fotoğraf makinesi, kamera var ya..
Çocuklar da açıkgöz..
Caner YILDIZ'ın sorusu gelmeden, cevap geldi: “GAZETECİİİİİİ”
“Hangi gazeteler olduğunu biliyor musunuz” diye sordu YILDIZ..
Posta, Hürriyet, Sabah, Yeni Asır, Zaman..
Adını bildikleri ne kadar gazete varsa bir ağızdan cevap verdi öğrenciler..
TRT'den Rabia İ. AYDOĞDU, İHA'dan Ümit ÖZMEN, Zaman'dan Emre ÖZEMEK de öğrencilerin huzurundan geçti.
Sıra dışı bir programın ardından 'beyaz bayrakları' teslim edildi çocuklara..
Farklı bir tarz..
Daire Müdürleri'nin 'ABİ' olarak tanıtılırken düşünülen ince ayrıntı ve yaşatınılan samimiyet duygusu..
VELASIL.. Sıra ışı bir program..
Gerçek olan şu ki:
YILDIZ, 'Hiperaktif' bir Kaymakam..
3.LİG'DEN BİZE NE FAYDA VAR?
Erman SARI, Muhittin TEKİN, İbrahim KIRDEMİR, Kenan KARIŞIK, Hüseyin ATEŞ, Okan SARI, Mehmet ERSAVAŞ, M.Samet SAKARYA, A. Faruk ALATAŞ, Nevzat ÖNER, Ramazan IRMAK..
Bu isimler kimilerinize göre yabancı gelebilir.
Tanımıyor olabilirsiniz.
Bir anlam ifade etmeyebilir.
Türkiye Futbol Federasyonu 3. Lig 2. Kademe'de mücadele eden Nazilli Belediyespor'un 2009-2010 sezonunda forma giyen sporcu arkadaşlarımızdan bazıları yukarıda saydığım isimler..
Hepsi futbolcu yani..
3. LİG'DE TOP KOŞTURUYORLAR..
Gerçek kazançlarını 'Allah' bilir ama;
En alt sınırla 50 bin, 60 bin TL'ye imza atıyorlar..
Daha fazlasını kazanan var..
1 SEZON İÇİN..
AYDA EN AZ 5 BİN TL ORTALAMA..
SSK'LARI VAR..
YEME-İÇME KULÜPTEN..
'Şampiyoluk' parolasıyla çıktığımız sezonda, şu ana kadar 8 maç oynadılar Nazilli Belediyespor forması altında.. 1'i hükmen olmak üzere 3 galibiyet, 3 mağlubiyet, 2 de yenilgi tattırdılar bizlere..
Üzüyorlar bizi..
Rahatları yerinde olsa gerek, istikrarsızlar..
***
Sen bu yazıyı okuyor musun emekli HASAN AMCA, HATİCE TEYZE..
Senin yıllık kazancın ne kadar?
Dur ben söyleyeyim:
SSK EMEKLİ MAAŞI: 621,18. TL.
ESNAF EMEKLİ MAAŞI: 459,84. TL.
TARIM EMEKLİ MAAŞI: 304,80. TL.
Yani HASAN AMCA, HATİCE TEYZE;
Sizin 1 yılda cebinize giren ve anında uçan giden paracıklarınızı, bu futbolcu kardeşlerimiz 1 ayda kazanıyorlar..
İşiniz yoksa gidip görün bu futbolcu arkadaşlarımızın kamp yapıp, geceleri konakladıkları Esat Ergüler Tesisleri'ni..
5 Yıldızlı otel gibi..
Hazır tesisin 2 adım ötesinde Özkatlar Yüzme Havuzu da var. HASAN AMCA, HATİCE TEYZE, torunlarını alır, yaz tatillerini bu tesiste geçirmezlerse Nazilli'yi terk ederim.
Ya Nazilli Belediyespor'un başarısı için elini taşın altına koyan yöneticilere ne demeli? Yazık değil mi bu adamlara?
Yazık değil mi Nazilli Belediyespor için 1 yılda harcanan 2 milyon TL'ye..
Allah daha çok kazandırsın sevgili futbolcu arkadaşlarım..
ALLAH VERSİN..
Ama ben Nazilli Belediyespor yönetiminin yerinde olsam, çıkarırım amatör futbolculardan kurulu bir takımı, sürerim sahaya..
3. Lig'den Nazilli'ye ne fayda var?
Düşülecekse, düşülsün..
En azından 2 milyon TL Nazilli'de kalır, yatırım falan yaparız..
BENİM İÇİME SİNMİYOR
23 NİSAN Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.. 19 MAYIS ATATÜRK'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı.. 30 AĞUSTOS Zafer Bayramı.. 29 EKİM Cumhuriyet Bayramı.. 5 EYLÜL Nazilli'nin kurtuluşu.. 9 EKİM ATATÜRK'ün Nazilli'ye gelişi..
Ulusal bayramlarımız..
Coşkuyla, titizlikle, heyecanla kutlamamız gerek müstesna günlerimiz..
En sonuncusunu geçtiğimiz hafta Cuma günü kutladık..
Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Nazilli'ye Gelişi'nin 72. yıldönümünde bir araya geldik.
ATATÜRK Anıtı önünde sade bir tören..
Ardından İstasyon Meydanı'nda klişeleşmiş bir-iki etkinlik..
Sonra herkes evine..
Sizi bilemem ama;
Benim içime sinmiyor ulusal bayramları kutlama şeklimiz..
Bu kutlamaları daha zengin hale getirmek için neler yapılır, neler?
Örneğin;
Sümer Kampüsü'nün içinde bir 'ATATÜRK MÜZESİ' olduğunu kaç kişi biliyor?
Bu müzede, ATATÜRK ile ilgili özel eşyaların dışında, SÜMERBANK'ın tarihi ile ilgili bir çok değerli emvarterin bulunduğunu bugüne kadar duyanınız var mı?
ATATÜRK'ün Nazilli'ye gelip, 'GIDI-GIDI' yolunu kullanarak SÜMERBANK'ı açmaya gittiği treni göreniniz var mı?
Şimdilerde 10-15 yaşlarda olan çocuklarımızın kaçı 'GIDI-GIDI YOLU'nu biliyor?
* * *
Nazilli Kaymakamlığı, Belediye Başkanlığı, Milli Eğitim Müdürlüğü ortaklaşa bir çalışma yapsa..
O gün;
ATATÜRK MÜZESİ'ne otobüslerle öğrenciler taşında..
Sinemalarda ücretsiz tarihi filmler oynatılsa..
ATATÜRK'çü Düşünce Derneği tarafından Tiyatro Salonu'nda öğrencilerin anlayabileceği dilden konferans verilse..
Çocuklarımıza '9 EKİM' sorulduğunda, “ATATÜRK'ün Nazilli'ye gelişinin yıldönümü” cevabı alınsa..
.....
…..
.....
Ne güzel olurdu değil mi?
* * *
İstasyon Meydanı'nda bulunan ATATÜRK Anıtı'na bırakılan çelenkler..
Şiir, halk oyunları gösterisi..
Klişeleşmiş konuşmalar..
SİZ BİLEMEM AMA;
BENİM İÇİME SİNMİYOR BU TÜR KUTLAMALAR..