Okul yıllarımda hocamızdan birisinin uyarıcı tavsiyesi olan bir sözü aklıma geldi. Hocamız o gün bize sınıfta: Çok paradan bahsedenin parasızlığından, çok dinden, imandan bahsedenin dininden imanından, çok konuşanın da doğruluğundan hep şüphe edin tavsiyesinde bulunmuş bu sözümle hep beni hatırlayın demişti.
Nazilli'nin son 20 yılda kaybettiklerini film şeridi gözümün önünden geçirdim. O zamanlar Sümerbank'ı, Köytaş'ı, Selkim'i, Melka Tekstil'i, Devlet Malzeme Ofisi'ni kaybetmesinden dolayı üzüntü duymuştum. Nazilli'nin bu sektörleri kaybetmesi ile Nazilli ekonomisinin neler kaybettiğini, kaç yıl geriye gittiğini, o günlerde ekonomist bir arkadaşımın anlatımından çok iyi anlamış, üzüntüm daha da artmıştı.
Bu acıları yaşayan Nazilli'nin bundan sonra daha başka değerlerini kaybetmemesi için biz gazetecilerde içinde olmak üzere, Nazilli'de yaşayan, yiyen-içen, kazanan, makamları temsil eden herkesin, başta siyasiler olmak üzere görevlerini, lafla değil icraatlarıyla Nazilli'nin menfaatlerini koruması gereğini inanmıştım.
1996 yılında, tam 14 yıl önce çürük raporu verilen Nazilli Polis Meslek Yüksekokulu, sorunlarına çözüm aranması yerine çözümsüzlüğe itildiği için bu günleri yaşıyoruz. Bugüne gelinirken de sorumsuz deme semde, kullanılan aciz okul müdürlerinin elinde bu günlere gelindi.
Nazilli basını olarak o günlerde elimize geçirdiğimiz Polis meslek yüksek okulu ile ilgili çürük raporunu yayınlamak istedik. Bunun için bize, Bozgunculuk yapıyorsunuz, Nazilli'ye ihanet ediyorsunuz, işlerimize çomak sokuyorsunuz. Siz işinize bakın, bunları biz düzeltiriz, raporu açıklamayın diyenleri maalesef dinledik haberleri yapmadık. Aradan geçen 14 yıl zarfında ne yazık ki hiç kimse bu soruna bir çivi çakmadıkları gibi, çözüm için de ciddi bir adım atmadıklarını, bir sonuç almadıklarını, yüksek sesle bu satırlarımdan ifade ediyorum.
Yine son 4 aydır, Polis Meslek Yüksekokulu Müdürlüğüne atanan Sayın Ahmet Pala, geldiği günden beri her gittiği yerde bu sorunu ve doğruları seslendirmekten kaçınmadı. Yetkililerin acil çözüm bulmalarını istedi. Herkes konuştu da konuştu, çözümü bulacağız, dediler ama şu ana kadar Nazilli için bir adım atmadılar. Ne yazık ki polis meslek okulunun Nazilli'den gitmesi için bugün geri sayım başlamıştır. Hızlanarak devam etmektedir.
Geçen hafta yaşanan bir olay Nazilli Polis Meslek Yüksekokulu'nun bağıra-bağıra el sallaya sallaya Nazilli'den gideceğinin işaretini vermiştir. Ankara'dan TOKİ yetkilileri, Nazilli'ye Polis Meslek Yüksekokulu için gösterilen yerleri incelemek için Nazilliye geldiler. Yetkililerin geldiği gün çok acıdır ki Nazilli Kaymakamı Caner Yıldız ve Milletvekili Ahmet Ertürk heyetin geleceği gün daha önemli görmüş olmalılar ki köylere açılışlara gittiler. Nazilli Belediye Başkanı Sayın Haluk Alıcık ortalıklarda görünmedi. Zaten son günlerde Sayın Kaymakam ve Sayın Belediye Başkanını bir arada görenler, Nazili için yumruklarını bir yere vurduklarını, ahenkli çalıştıklarını ifade edecek kaç kişi çıkabilir? Bir düşünün
Şimdi ne olacak?
İçişleri bakanlığı yetkilileri, Nazilli Polis Meslek Yüksekokulu Müdürü Sayın Ahmet Pala, Okulun Nazilli'den gitmesi için geri sayım başlamıştır. Hiç kimse bu şartlarda bu okulu Nazilli'de kalmasını sağlayamaz. demektedir. Bunun aksine hayır bu okul Nazilli'den gitmeyecek bu konuyu biz çözdük diyen varsa lütfen açıklasın, bizde halkımıza duyuralım.
İşte şimdi Nazilli için büyük köy benzetmesi gerçekleşmek üzeredir. Ne siyasi gücün, ne devlet ve halk temsilcilerinin bu okulun Nazilli'den gitmemesi için attıkları hiçbir sağlıklı adım, yaptıkları çalışma maalesef yoktur. Ama bunları lafla çözüm bulanımızda pek çoktur.
Bu satırlarımdan ve düşüncelerimden dolayı topluma karşı mahçup olmak istiyorum. Her gün yazılarımla yanlış değerlendirmeler yaptığımı açıklayıp, kamuoyundan özür dileyeceğim. Yeter ki, Nazilli'nin son ekonomik umudu olan Polis Meslek Yüksekokulu'nu Nazilli'de bıraktırabilsinler. Yoksa diyar-diyar gezmekle, beyin cimlastiği yapmakla, gece-gündüz konuşmakla bugün bir fabrika ertesi gün bir okul açmakla sanal muhabbetlerle bu işlere bir çözüm bulunmayacağı da anlaşılmıştır.
Hepimiz şunuda çok iyi bilelim: Öğündüğümüz Uzun Yaşam Merkezi kabul edilen Nazilli'nin bu sıfatı ile sana, bana, ne de Nazilli'ye ne kazandıracağı? ile Nazilli'nin Polis Meslek Okulunun Nazilli'den gitmesi ile neler kaybedeceğini bir düşünülmelidir. Zaten Polis meslek okulunun Nazilli'den gitmesi konusunda UZATMA DAKİKALARI çoktan başlamıştır. Zaman çok konuşma zamanı değil çok iş yapma zamanıdır. Tabi ki 'ATI ALAN ÜSKÜDARI GEÇMEZSE'