ANKET
NAZİLLİ'NİN VEKİLİ SİZCE KİM OLMALI?
YAZARLAR
PİYASALAR
DOLAR
1,8425
EURO
2,3165
IMKB
54.885
HAVA DURUMU
Ankara 10 / 22 °C
İstanbul 15 / 21 °C
İzmir 13 / 22 °C
Aydın 12 / 24 °C
MAİL LİST
BURÇLAR
Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Melike YAŞAR
Gez Konya'yı, Gör Dünyayı
03.01.2011 13:53


Gece 12 Yağmur damlaları oldukça hareketli.
   Denizli, Afyon üzerinden Konya yolculuğumuz başladı. Çocuklar evde baba, anneanne ve halalarının konforunda…
  Sabah Konya’ya varış ve Konya Bahar derneğinde biz Nazilli Koza derneği katılımcılarına hazırlanmış nefis Konya kahvaltısı, en güzeli de lapa lapa yağan kar da sıcacık derneklerinde güler yüzleriyle karşılama seremonisi.
   Öyle ki sabahın erken saatlerinde sıcacık evlerini bırakıp bizleri ağırlamak için yollara düşen bu Konyalı kadınlara teşekkür az gelir. Minnettarım.
  Ve saat 14:00 de başlayan Sema töreni. O gün tam Şeb-i Aruz olmadığından (Hz. Mevlana’nın vuslata erme günü) 737.  “AŞK OLSUN” temalı anma programı, haftası demek  bana daha doğru geliyor.
   Tören, o kadar uykusuz ve yol yorgunu olmama ve tasavvuf müziğinin etkisiyle kendinden geçerek uyuklayanlara rağmen görülmeye değerdi. Ki, Ülkemde anlamadığım şekilde anlamlandırılan o kadar tören varken, ney çığlığının ötesinde sema’ ya durmuş Semazenler bir başka zamandaymış gibi, hayalimde sanki Tebrizli Şems kendi ayinini yapıyormuş gibi etkileyiciydi.
   Akşam bir başka Konyalı hanımın evine davetliyiz. Öyle bir sofra hazırlanmış ki yemeye başlamadan fotoğraflamak istedim. Konyalılar için en akılda kalan çıkarımım ne kadar misafirperver oldukları. Var mı böyle insanlar diye düşünmeden edemedim.
   Ben ve benim gibiler ne kadar dışa kapalı ve bencil yaşıyormuşuz. İnsanlar evlerinin dekorasyonunu yaparken bile evlerine davet edecekleri misafirlerin konforuna yönelik fikirler geliştirmişler. Oturma alanları, yemek yenilecek masalar her şey düşünülmüş. Lüksten bahsetmiyorum, konukların rahat edebilmesi için düzenlenen detaylardan bahsediyorum.
   Karlı Konya akşamında molamızı Konya’nın gururu 42 katlı “Kule Site” alış-veriş merkezinde alıyoruz.
   Yeterince ısınıp, dinlendikten sonra, “Gez Konya’yı, gör Dünya’yı” dilimize slogan yapıp başlıyoruz yeni günlük Konya turumuza.
   Ben Hz. Mevlana türbesine gitmek için heyecandan karnım ağrıyarak dakikaları saymaya başlarken, Anadolu Selçuklularının burayı başkent yaptığı dönem rehberin anlatımıyla gözümde şekilleniyor.
   Bir zamanlar burası ünlü şairler, bilginler, tarihçi ve filozofların toplandığı merkez halindeymiş. O dönemlerde de mimarî yönden camiler, çeşmeler, medreseler v.s eserler meydana getirilmiş. Mesela, Alaadin Keykubat Cami, özellikli çini işlemeciliğiyle, 800 yıllık abanoz minberiyle ve küçük türbelerinde yatan Osmanlı Sultanlarıyla görülmeye değer.
   Sahip Ata müzesi de içinde biriktirilmiş çok yıllık tarihi detaylarla meraklı gözlerimizden nasibini alıyor.
 
   Sonra oraya gidiyoruz… Aldığım elektrikle beni iliklerime kadar titreten Şems Tebriz’inin türbesine, semahanesine varıyoruz. Çok istediğimden mi yoksa gerçekten mi bilmiyorum! Ama en çarpıcı nokta benim için oraydı. Oradan ve Hz. Mevlana’nın türbesinden o kadar etkilendim ki, onların birbirlerine olan muhabbetinin sıcaklığı, anlayışı, sevgisi vardı. Orası sevgi kokuyordu.
   Onlar buralarda yürüdü, sohbet etti, düşman edindi. Hz. Mevlana Şemssiz kaldı. Yaşarken babası için bile türbe istemeyen Hz. Mevlana ve Şems Tebriz’i kendilerine vakfedilen bu türbeler de maneviyatlarıyla ruh doyuruyorlar.
Sadece ben değil binlerce insan tek tek belki farklı şekilde bunu hissettiler.
   Kelimelerimin yetmediği zaman bu zaman, nasıl ifade edebilirim aldığım manevi hazzı bilemiyorum. Sizlere, tarih, el yazması Mesnevi, o döneme ait kap kacak, derviş, tennure, sikke, çilehane bile diyemiyorum. Gidin görün. Gitmenizi kesinlikle tavsiye ediyorum.
   Hz. Mevlana’nın külliyesinin hemen yanında “Gül bahçesi Konya mutfağı” son durağımız. Buraya kadar gelip de “bamya çorbası, etli ekmek” yemeden olmaz. Bu yıl yaş günü hediyesi, eşim tarafından aldığım en anlamlı hediye oldu. Bu turu bana o armağan etti. Ben de 35 yaşımı Hz. Mevlana’nın birkaç metre dibinde yaşamış oldum. Ben o kadar manevi olarak etkilenmişim ki bunda da bir hikmet vardır demekten kendimi alamıyorum.
   Oradaki kış şartları hafiflediğinde ailece bu geziyi tekrar yapmaya karar ver(dim)dik.
   Darısı başınıza…

Bu yazı toplam 609 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÇOK YORUMLANANLAR