Şu Okan Bayülgen alem adam.. Her ne kadar zaman zaman agresifliğinden ürpersem de kime siz kime sen diyeceğini bilmesinden ve bazen ilginç konuklarıyla program cazibesini hep yukarıda tutmayı başarıyor.
Geçtiğimiz hafta sonu Tema vakfının onursal başkanı Hayrettin Karaca'yı konuk etmişti. Hayrettin Karaca'yı görmek, okumak, dinlemek beni yaşadığım Dünya adına hep umutlandırmıştır.
Dünyadaki tüm aç insanları doyuracak kadar yiyecek var, ama gözü aç olanları doyuracak hiçbir şey yok diyor, Hayrettin Karaca
Allah aşkına topraktan daha değerli ne var yaşam sürebilmek için? Ülkeler arası savaş, kişiler arası savaş ne için? Açgözlülük..
Dünya da su ve ağaç diye bir şey kalmayınca ne yapacaklar?
Ekolojik denge denen içi kocaman bir kavram olan bu yaşamsal faaliyet, tüketim toplumuyla beraber ne hale geldi..
Bu sistemi bozan insan nesli, neticesinde de en çok zararı diğer canlılarla beraber kendi de görüyor ve daha da görecek.
Acıyorum çamurla oynamadan büyüyecek olan bir çocuğa.
Acıyorum dalından meyveyi yiyemeyecek olanlara.
Toprağı sevememiş ürken insanlar, yazık size ve sizden yetişecek nesillere.
Siz hiç ateş böceği gördünüz mü? Elinize alıp ışıklı poposunu çocukça incelediniz mi? Peki ya çocuğunuz, hiç ateşböceği gördü mü?
Bulduğu uğurböceğini sağ cebine attı mı hiç uğur getirsin diye..
Kuşkusuz Hayrettin Karaca bu satırlarımın sebebi. O kadar istikrarlı, o kadar kendine özgü, o kadar mütevazi ve başarılı ki onun gibi biri ülkem ve dünya adına büyük nimet.
Çılgın tüketicilere bir lokma, bir hırka'nın da yetebileceğini göstermek için 30 yıldır kullandığı kırmızı süveteriyle programa gelmiş..
Bilmeyenlere söyleyeyim Hayrettin Karaca çift geyik karaca markasıyla bir zamanlar tekstil dünyasının liderleri arasındaydı. Sonra oğlunun vefatından sonra elden çıkardı. Zaten adamın parayla pulla işi yok.
O'nun derdi Arboretum'u yani bir nevi Dünya bitki tohum bankası. Ülke ülke gezip, türlü türlü tohumlar toplayıp bu Arboretum'u kurmuş. Çok da iyi yapmış.
Biz de hemen ertesi gün Handan'la Şener beyin katkılarıyla edindiğim çam fidanlarını diktik. Kendimi geleceğe çok borçlu hissettim. Aslında hepimiz hissetmeliyiz bu dünya da yaşayacak bizden sonra ki nesillerden izinsiz hoyratça haklarını gasp ediyoruz. Ormanları korumak insanlık görevi olmalı.
Evladını seven ağaç diksin.
Evladını seven bu işi yapanları desteklesin..
İncelemek isterseniz vakfın adresi www.tema.org.tr
Bu konu hakkında yazacak çok şey var, onlar da daha sonraya..
Hoşçakalın