Sac üstünde pişen bazlamanın kokusu burnumdayken,
Pişiren kadın göz hakkı deyip, otlu gözlemesinden bir parça da bana tattırıyorken,
Sabah namazından sonra toplanmış roka, tere, dereotu vs. tüm yeşillikler tezgahta sanki beni görünce salınıyorken,
Yollarında yürürken sabah yediğim kuru incirin balı hala ağzımı tatlandırıyorken,
Sabahları sokağımız kızarmış ekmek gibi,
Akşamları da zeytinyağında biber kızartması gibi kokuyorken,
İnsanlar gülümsemesini sadaka gibi saçıyorken,
Turunçgillerin tüm familyasını burada bir arada görebiliyorken,
Çocuklarıma domatesle patlıcanın da çiçeği olduğunu burada yaşarken ispatlayabiliyorken,
Zeytini dalında gösterebiliyorken,
Pazara, hastaneye, pastaneye, okula, kuaföre, sinemaya her yere yürüme özgürlüğüm varken,
En fazla 90 dakika da en kral sahil kasabalarına tatile gidebiliyorken,
Komşularımı bu kadar seviyorken,
İnsanlık tarihi bile buraların hep popüler olduğunu antik şehirleriyle gözüme sokuyorken,
Ben burada uyandığım her sabaha ayrıca şükrediyorken,
Gitmem buralardan.
Gidemem
Her şeyi göze alırım, gitmem..