Bugün ramazan ayının birinci günü. Bütün müminlerin on bir aydan bu yana başka bir özlemle bekledikleri o mübarek ay, on bir ayın sultanı, yapılan iyilik ve ibadetlerimizden bir, yedi, yetmiş, yedi yüz misli fazla sevap alabilecekleri kutsal ayı iştirak etmiş bulunmaktayız. Öncelikle bu, müminlerin kavuşma ayına, “Hoş Geldin On Bir Ayın Sultanı” demek istiyorum.
Çünkü bu, bazı insanlar için burukluk, pişmanlık, üzüntü, kin, nefret de olsa dünyanın birçok insanı ve bizim için ganimet, bereket, merhamet, iyilik, yardımlaşma, eşitlik, barış, huzur, ibadet, sağlık, dinlenme, şeytandan uzaklaşma ve Allah’a daha da yaklaşma ayıdır.
İşte bu ayda yapılacak olanların ve bu aydan muaf olanların anlatıldığı iki ayeti kerimeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunlar (Bakara suresi ayet 183-184):
“—Ey iman edenler! Sizden önceki(ümmet)lere yazıldığı gibi, sizin üzerinize de oruç tutmak yazıldı. (Farz kılındı) Olur ki bu sayede takvaya erersiniz.
-(Farz kılınan oruç) Sayılı günlerdir. Sizden kim (o günlerde) hasta veya seferde ise, tutmadığı günler sayısınca başka günlerde (oruç) tutar. (İhtiyarlığından ve tedavisi mümkün olmayan bir hastalıktan dolayı) oruç tutmaya gücü yetmeyenlere, (her güne karşılık) bir yoksulu (sabah -akşam) doyuracak bir fidye vermesi (gerekli)dir. Kim de gönülden gelerek (daha fazla) bir ihsanda bulunursa, bu, onun için daha hayırlıdır. Bununla beraber (zorda olsa), (işin önemini) bilirseniz, oruç tutmanız, sizin için daha hayırlıdır.”
Yukarıdaki, ramazan ayı için Yüce Yaratıcımızın, kitabında vahyettiği ayetlerden iki tanesidir. Zaten bizim bunlara inkâra kalkışmamız mümkün olmadığı gibi, sınırlarının ve faziletlerinin birçoğunu da öğrenmiş bulunmaktayız.
İşte bu ayı hakkıyla geçirmek isteyenlerin dayandığı ve öğrendiği kesin emirlerden iki tanesi. Ayette hariç tutulmayan herkesin oruç tutması farzdır. İşte bu ayı iştirak edenler veya etmeyenlere, girişte yaptığımız tarifler geçerlidir.
Kimler oruç tutmamalıdır?
Kimler oruç tutmalıdır?
Öncelikle şunu bir paylaşmalıyız: Müslüman olmayanlar ve çocuklar oruç tutmaz. Ayeti kerimenin de üzerinde durduğu ihtiyarlığından ve tedavisi mümkün olmayan bir hastalığı olanlarda oruç tutmazlar. Bunun haricinde hasta ve yolcu olanlar bu günlerde tutmayıp mazeretleri bitince tutmadıkları gün sayısınca kaza ederler. (İhtiyarlıklarından ve tedavisi mümkün olmayan hastalığı olanlar Diyanet İşleri başkanlığımızın açıkladığı fidye miktarını günlere çarparak zekât verilen Müslümanlara verirler.)
Bunların haricindeki herkes oruç tutmakla mükelleftir. Herkesin üzerine farzdır. Ama inşallah geçen ramazan aylarında gördüğümüz nahoş hareket ve davranışları bu ayda da görmeyiz.
Çünkü oturduğumuz mahalle veya gezdiğimiz çarşıya baktığımızda Müslüman olarak utanacağımız ve Yüce Yaratıcımıza isyan niteliğindeki davranışlar tutmayanları bir kere daha töhmet altında bırakmaktadır.
Başka dinlere mensup insanların bile saygıyla karşılayıp hürmet gösterdikleri oruçluya Müslüman’ın kaygısız kalması düşündürücü değil mi?
İslam dininin peygamberi son peygamber Bizim peygamberimiz Hz. Muhammet Mustafa (S.A.V) ramazan ayı için ne demektedir:
“—Ramazan girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlarda zincire vurulur.”(Müslim)
“—Ramazan girip çıktığı halde günahları affedilmemiş olan kişinin burnu sürtülsün, Anne ve babasına veya bunlardan birisine yetişip de onlar sayesinde cennete girmeyen kimsenin de burnu sürtülsün. Ben yanında zikredildiğim zaman bana salât okumayan kimsenin de burnu sürtülsün.” (Tirmizi)
“—Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sevapla oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz:”(Tirmizi)
“—Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasına tutan bir hendek kılar.”(Tirmizi)
İşte bu mübarek ayı anlatan ve bizlere ışık tutan nas ve hadisler. Bunların ışığında ramazan ayımızı geçirirsek karanlıklardan ve cehennem ateşinden kurtulma şansımız vardır. Yoksa bu koskoca mübarek ay elimizin altından sabun gibi kayar gider.
Hani bizde bir söz vardır ya: “Nasipsiz köpek kurban bayramında aç kalır.” Bizde öyle olmayalım. Bu ayın bereketini, hoşgörüsünü, yardımlaşmasını, iyiliğini, sıhhatini doyasıya çıkarmaya çalışalım. Ne bilir, belki başka ramazanlara erişemeyeceğiz.
Birde bu ayda şeytanların da bağlandığını düşünürsek bazı kötü davranışlarımızı bırakmak ibadetleri devamlı yapmak için fırsattır. Tabii ramazan sonrada devam ettireceğiz.
Bu ayı eğer hakkıyla yaşarsak öncelikle kendimizde, beldemizde, ilimizde, yurdumuzda ve tüm dünyada her şeyin gönlümüzce olacağı kesindir. Yaşamazsak ise istemediğimiz şekilde olacağı da aşikârdır.
Allah bu mübarek ayı hepimize ve tüm dünyaya hayırlı eğlesin. Nice ramazanlara ulaşmak ümidiyle…
Muhabbetle……..