ANKET
NAZİLLİ'NİN VEKİLİ SİZCE KİM OLMALI?
YAZARLAR
PİYASALAR
DOLAR
1,8405
EURO
2,3135
IMKB
54.885
HAVA DURUMU
Ankara 10 / 22 °C
İstanbul 15 / 21 °C
İzmir 13 / 21 °C
Aydın 12 / 24 °C
MAİL LİST
BURÇLAR
Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Etem ORUÇ
SİNANOĞLU EFE
08.01.2011 18:00

 SİNANOĞLU EFE

“Sinanoğlu inip gelir inişten, Her yanları görünmüyor gümüşten”

sinanoglu-efe-ve-isabeyli-017.jpg

 Aydın eli 13.yüzyıldan bu yana hep haksızlığa başkandırmış, ezilenden yana tavır koymuş soylu efelerle doludur. Aydın Bey’le beraber başlayan bu direniş, Umur Bey’le zirveye ulaşıp bayraklaşmıştır. Karamanoğulları’ndan ayrılıp gelen bu soylu insanlar haksızlığa ve zulme hiç bir zaman boyun eğmemişlerdir.

Bazen Şeyh Bedrettin, Börklüce Mustafa, Sinanoğlu, Atçalı Kel, Çakıcı olup zulmedenlere başkaldırıp dağa çıkmışlar. Bazen de Demirci Mehmet Efe, Yörük Ali Efe olup Mustafa Kemal’le beraber Yeni Türkiye Cumhuriyetinin temeline ilk harcı atmışlardır. Aydınoğulları’nın yıldızı nedense Osmanlılarla hiç barışmamıştır. Türklüğü hor gören, Türk’üm demekten korkan, Türk kültürünü sahip çıkmayan Osmanlıyla hep mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bunların içinde en önemlilerinden biri de Atça’nın kuzeyindeki Yağdare köyünden, Sinanoğlu Efe’dir. Sinanoğlu Efe, 17. Yüzyılın sonlarında dağa çıkmış, Aydın ilini ele geçirmiş, beş yıl idare etmiş bir efedir. Babası Yağdere köyünün Yörük beyidir. (Atçalı Kel Mehmet Efe’den en az yirmi üç yıl önce dağa çıkan Sinanoğlu’nun pek bilen yok. Atçalı Kel Mehmet’in romanı yazıldığı için herkes biliyor.) Köye gelen Osmanlı’nın vergi toplayıcıları toplanan buğday, arpa ve hayvanların az olduğunu söyleyip Sinanoğlu’nun babasını köy meydanda hakaret edip döverler. “Havalar kurak gitti, beklenen mahsul olmadı, halk yoksul durumda” deseler de dinlemezler. Ellerinde ne var ne yok tümünü alıp giderler. .. O zamanlarda on sekiz yaşında olan Sinanoğlu bu durumu içine yediremez. İki arkadaşını da alarak vergi memurlarının geçeceği yola pusu kurar, onları öldürüp dağa çıkar. Halktan da büyük destek görür. Halk, elindekini durmadan alan, oğlunu askere götürüp getirmeyen Osmanlı’dan bıkmıştır. Ekmede, dikmede yoktur ama her şeyine ortaktır. Sinanoğlu’nun askerleri yedi, sekiz binlere ulaşır. Aydın’a ele geçirip beş yıl yönetir. İzmir’den tehditler gelince orayı da almak için yola çıkar. Türk askerleri Sinanoğlu’na silah atmaz. O da Türklere ateş etmez. Bunu bilen Osmanlı Arnavutlardan özel birlikler oluşturarup, ellerine günün en modern silahlarını vererek üstüne yollar. Çarpışa çarpışa Yağdere’ye kadar çekilen Sinanoğlu ayağından ağır yaralı olarak ele geçirilir. Başkaldıranlara örnek olsun diye çevredeki tüm insanlar İsabeyli, Atça arasındaki (Eski Nazilli-İzmir yolu üzeri) Tombalı çeşmesine elli metre uzaktaki yerde toplanıp halkın gözü önünde idam edilir. Sinanoğlu, kendisini idam edecek çingeneyi bir tepme ile yere yıkıp, ayağı altındaki masayı da tepmeyle vurarak, kendi kendine idam olayını gerçekleştirir. Korkudan ne edeceğini bilemeyen halk çok sevdikleri efesinin başına bir karaselvi ağacı dikerler. İsabeyli’den Atça’ya doğru dört, beş yüz metre giderseniz yolun solunda en az iki yüz yıllık karaselvi ağacını görürsünüz. Bu yöredeki insanlar bunun Sinanoğlunun başına dikilen ağaç olduğunu bilmezler.

Ben bu araştırmayı on yıl önce başladığımda o zaman Aydın müze müdürü olan Kenan Bey, yardımcı olacağını söylemişti. Aydın, İzmir sallamelerini tarayıp bulgularını vermişti. Tonbalı çeşmesinin elli metre güneyinde diye. Onun erkenden aramızdan ayrılışı benim işimi de iyice zorlaştırdı.( Işıklar içinde yatsın. Çok değerli, bilgili, çalışkan bir ağabeyimizdi.)

Elindeki harita ile hazine ararcasına aylarca Yağdere’de, Uzunlar’da, İsabeyli’de dolaştım. Aylar sonra Tombalı çeşmesini hazine araken yıkan, hazine arayıcısı biri çıkıp da,” Bu çeşmeyi biz yıktık, yeri de şurası “diye göstermeseydi belki de bulayacaktım. Sonra da Yağdere ve Uzunlar’da Sinanoğlu sülalesini aradım. Sülaleyi buldum da onların hiç biri- üstünden iki yüz yıldan fazla geçmiş- Sinanoğlu’nu olayını anımsamıyordu. Tam Yağdere’den ayrılacağım sırada yüz dört yaşındaki bir amcanın söylediği türkü beni yeni arayışlara sürükledi. Bu araştırmalarımın sonucunu yeni basılacak olan “Çakıcı Dağdan İnmedi” kitabımda yer vereceğim. Ama İsabeyli, Atça Belediye başkanlarının ve Aydın kültür müdürünün Sinanoğlu efeyi sahip çıkıp başına uygun bir yazıt dikeceklerini ümit ediyorum. Bugünlerde nedense 2. Osmanlılar türemeye başladı. Yağdereli Ali amcanın söylediği türkünün sözleri belki birşeyleri çağrıştırır. “ Arnavutlar atar atar vurmaz, / Sinanoğlu işvahından duramaz,/ Efenin mermisi hiç adres sormaz,/ Aman efem Osmanlı’dan dost olmaz.” Osmanlı’dan dost olmaz sözü de ta o günlerde yerleşmiş halkımızın diline… Türkiye Cumhuriyetini sahip çıkmayıp da Osmanlı özlemi peşinde koşanlara anımsatılır.

yagdere-ve-sinanoglu-009.jpg

Bu yazı toplam 533 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÇOK YORUMLANANLAR