ANKET
NAZİLLİ'NİN VEKİLİ SİZCE KİM OLMALI?
YAZARLAR
PİYASALAR
DOLAR
1,7645
EURO
2,3275
IMKB
59.332
HAVA DURUMU
Ankara -8 / 0 °C
İstanbul -1 / 2 °C
İzmir -2 / 8 °C
Aydın -2 / 8 °C
MAİL LİST
BURÇLAR
Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Melike YAŞAR
TÜRKİYE’DE KADIN OLMAK

Burası neresi?

Burası Türkiye mi?

Buradaki anneler ''KADIN'' mı?

Eğer öyle ise bunu kendileri biliyor mu?

Onların ''KADIN'' olduğunu ailelerindeki ''ER KİŞİLER'' biliyor mu?

Görüyor mu?

Düşünüyor mu?

O kadınlar, kız evlatlarına ne gözle bakıyorlar?

O isimsiz kadınların yetiştirdiği ''KIZ EVLATLAR'' neyi öğrenerek büyüyorlar.?

KORKU!

BASKI!

SÖZ HAKKININ OLAMAMASI.

AŞAĞILANMA!

HOR GÖRÜLME!

ŞİDDET!

TEHDİT!

EĞİTİM HAKKININ OLMAMASI.

SAĞLIĞI BİLE SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA, AİLESİNİN SIRTINDA BİR KAMBUR OLDUĞUNU .

YAŞAM HAKKININ BİLE ERKEKDE OLMASI GEREKTİĞİNİ. Bilerek büyüyorlar.

Kadın eğer bir ''oğul'' doğurabilirse, biraz değerli, daha çok doğurabilirse o kadar değerli. Ya olmazsa? Ya kızı olursa? Utanç kaynağı bir anne ve kızı, ya üzerine KUMA gelirse, bir de onun eziyetleri eklenirse, ölüm o kadar yakın ki .(Kezzap içip intihar edenleri okumuşsunuzdur.)

Bir de kayınvalide olma durumu var. Kadın, kayınvalide olduğunda sanki tüm acıları ona gelini yaşatmış gibi, ilkel bir intikam alma psikolojisine giriyor.

Sevgisiz büyümüş kadın, (düşünsenize , annesi bile neden doğdun diyor) çocukluğundan itibaren kendisine ne uygulanmışsa, tarihi tekerrüre başlıyor. Bu klasik gelin-kaynana çatışması değil, anlatamam size burası öyle bir yer ki örnekler çok. Gelin, kaynanasına sormadan eve ekmek bile alamıyor, hatta çocuğunu bile  kendine özgü yetiştirme şansı yok.

Erkekleri anlatmama gerek yok, onlar özgür doğup, özgür yaşama şansına sahip tek değerli varlık!!!

Kız kardeşi, kızı, eşi  onun himayesinde. O, himayeyi yalnızca namus kavramında (o da yalnızca kendi anlayışına göre) dar alana sıkıştırıyor. Yani köleler ordusu'nun gönüllü komutanı. Bazıları bu durumu yumuşatarak yaşatmaya çalışsalar da, olmuyor, şimdiye kadar süren egemenlik onu erkek dünyasında yargılıyor. Zaten 10-0 galip gelmiş dünyaya, birde kadınların sorunlarıyla mı yorulacak, yıpranacak? Hiç gerek yok....

Bunlar gerçekten sadece konu başlıkları, yapılacak şeyler kişisel anlamda kocaman bir HİÇ. Yapılabilecek en radikal davranış, olabilecek en ciddi ve özverili hali ile devletimin insanlarını eğitmesi..

.

Bunları tam 2 yıl önce AĞRI da yaşarken demiştim..

Ne değişti?

Duyuyorum, biliyorum hatta eminim..

Değişen pek bir şey yok.

Meclis de kadınlar için birkaç koltuk fazlası.

Sivil toplum örgütlerinde biraz daha hareket.

Kadınların gördüğü zulüm, klip gibi ekranlarda artık daha fazla dönüyor.

Ülkemin doğusu maalesef aynı.

Şimdi batıdayım, Nazillideyim,  eğitimin önemini çok daha iyi anlıyorum.

Burada ki kadınlar eğitim ve öğrenim hakkını kapasitelerini zorlayarak kullanıyorlar.

Bunun doğal sonucu olarak insanca yaşam için cehaleti yenmek için uğraşacak güçleri var.

Kızlarını da, oğullarını da insan gibi yetiştirmeye çalışıyorlar.

Yeterli mi?

Üniversiteler de yıllardır başörtüsü mevzuuna takık yöneticiler, bilim insanı yetiştirme telaşı eksik iken yeterli olabilir mi?

Kadınlar kendilerini ilgilendiren "başörtüsü" konusunda bile söz sahibi değil iken, erkeklere ait iş ve siyaset dünyasının kalelerini yıkmak çok güç olacak.

Ama olmalı..

Benim kızlarım da gelecek de erkekler kadar eşit haklara yerleşik olarak sahip olmalı.

Eğitimiyle, değer yargısıyla kritiğini yaptığı, "erkeğin değil kendi doğrusuyla" istediği hayatı yaşayabilmeli.

Kadınların tarih kadar eski olan kimlik ızdırabı unutulmamak üzere kitaplarda kalmalı.

İnsan denen varlığın evrimi tamamlamasına kaynak olmalı.

Kadınlar gününüz kutlu olsun demeye utanıyorum. İnsan olduğundan şüphe ettiğim kadın zararlılarının neslinin son bulduğu gün kutlayacağım..

Hoşçakalın

Bu yazı toplam 298 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÇOK YORUMLANANLAR