Dünya insanların mutlu, refah ve huzur içerisinde yaşadıkları yerin adıdır. Fakat böyle deyince, birçok okurumuz hemen hangi mutluluktan diye sormaya başlayacaktır. Lakin dünyayı bu hale getirenlerin bundan şikâyet etmeye hakkı olmasa gerek.
Dünya kurulalıdan bu yana insanlar mutluğunu yakalamadıysa veya yakaladıkları dönemleri ellerinin tersiyle ittilerse suç kimin diye sormadan geçemeyeceğim.
İnsanlığın dünyaya ne diye gönderildiğini bilmeyenlerin, dünyanın neden böyle diye sormaya hakkı var mı?
Çünkü insanlar, dünyaya belli bir amaç ve çalışma için gönderilmemiş olsaydı dünyanın şimdiki hali hayvanlar âleminden daha kötü olurdu. Onlarda kendilerine verilen emir ve görevler üzerine yaşıyorlar.
Dünyaya gönderilen insan Allah'ın emir ve yasaklarıyla imtihana gönderilmiştir. Bu imtihanı geçen ve geçemeyenlerin mükâfat ve cezalarını çekecekleri ahiret hayatı vardır. İşte onun için dünya ahiretin tarlası veya ne ekersen dünyada, onu biçersin ahirette diyoruz.
Dünyadaki imtihan sorularının en önemlilerinden biriside, maldır. Mal insanlar için meşru olan fakat kullanım ve dağıtımda hak, hukuk ve adalet prensiplerini uymamız gereken yegâne sorulardan biridir.
Allah ilmi isteyene, malı istediğine verir. Buda gösteriyor ki, bugünün mal sahipleri aslında istediklerinden değil Allah'ın vermesinden dolayı zengindirler. Ama unutmamak gerekiyor ki, tembel ve israf kişilerin zaten böyle bir imkânları yoktur. Bu özellikler dinimiz tarafından yasaklanmıştır.
Hadis'i Şerif'in emriyle Müslümanlar:
-Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışın emrine amadedirler. Hal böyle olunca bundan sonrası Allahın takdiridir.
İşte her şeye rağmen dünya malına sahip olamayanlara biz fakir veya yoksul diyoruz. Fakat dünyanın üzerindeki nimet ve varlıkları incelediğimizde bütün insanlara yetecek ve hatta bu kadar daha insana bakacak nimetin olduğunu biliyoruz.
Peki, bu savaş niye? Bu açlıkla mücadele eden insanlar neden var?
İşte bu tür soruların tamamı bizim dünya hayatı ve yaşamasını bilmediğimizdendir. İnsan öncelikle kendini ve yerini bilecek tabiri yerindeyse ayağını yorganına göre uzatacak ondan sonra Allah'ın nimetlerini görüp şükredecek. Yoksa hep şikâyet, hep nankörlük yapmaması mümkün değildir. Peygamberimiz (s.a.v.):
Kendinizden aşağı olana bakın, üstün olana bakmayın. Çünkü bu hareketiniz Allah'ın size olan nimetini küçük görmemeniz için daha uygundur. Buyurmaktadır.
Bunun yanında nimeti çok bulanların, yani zenginlerin, yarın ahiret gününde mallarının çokluğu kadar sualleri olacağını da unutmamaları gerekir.
Aynı zamanda, fakir ve yoksul kişilerin imtihanların icabı böyle olduklarını veya bu dünyadaki rollerinin bu şekilde olacağını bilmeleri ve şükretmeleri lazımdır. Çünkü onların sabrı ve çalışmaları her şeyden üstündür. Onlar dünyadaki diğer kişilerden daha faziletli kişilerdir. Çünkü Allah resulü onlar hakkında şöyle buyuruyor:
Abdullah bin Amr bin As anlatıyor:
-Bir gün mescitte oturuyordum. Bazı fakir kimseler bir köşeye toplanmış sohbet ediyorlardı. Resulullah içeriye girdi. Başka bir tarafa yönelmeden doğruca fakirlerin yanına gitti. Ve onlara, fakir muhacirlere zenginlerden önce cenneti müjdeledi. Hepsinin de yüzü güldü. Bende onlardan birisi olmadığım için üzüldüm.
İşte fakirlerin İslam dinindeki yeri ve Peygamberimizin tutumu böyledir. Peygamberimiz hiçbir zaman kendini başka insanlardan üstün görmemiş ve herkesin imtihan dünyasında olduğunu, fakirlikle imtihanı geçmenin ve kazanmanın daha faziletli ve zor olduğunu bildirmiştir. Dualarında hep şöyle demiştir:
Allah'ım, beni fakir yaşat. Hayattan fakir olarak ayrılayım. Beni mahşerde fakirler arasında haşret demiştir.
Hz. Aişe bunun sebebini sorunca şöyle açıkladı:
Onlar, cennete herkesten önce girecekler. Hz. Aişe, yarım ölçek hurma da olsa fakiri boş çevirme. Fakirleri sev, onlara yakın ol ki, kıyamet gününde Allah da sana yakın olsun.
Bunların yerine getirildiği dünyanın acımasız, kıskançlık, dengesiz ve düşmanlık içerisinde olması mümkün mü?
Bu imtihan dünyasında, fakirlikle imtihanı geçebilen fakirlerden, malının hesabını verebilen zenginlerden olabilmemiz için dua ediyorum.
Muhabbetle